Doğalgaz

1.1 Giriş
Doğal gazın 1987 yılında Türkiye’ye gelişi ile birlikte ısıtma sektöründe adeta bir kabuk değişimi yaşanmıştır. Doğalgaz sadece yeni bir yakıt değil, aynı zamanda yeni bir teknoloji olarak hayatımıza girmiştir. Doğal gazın yaşamımızda sosyal ve ekonomik etkileri yadsınamaz.
Doğal gaz, kullanılmaya başlandığı şehirlerde özellikle hava kirliliğini önemli ölçüde azaltmıştır. Ankara, ardından Bursa ve İstanbul’un doğal gaz kullanan bölgeleri, kış mevsimindeki yoğun hava kirliliğinden büyük ölçüde kurtulmuştur. Bugüne kadar uygulanan fiyat politikalarının da etkisiyle doğal gaz, ucuz ve erişilebilir bir yakıt haline gelmiştir.
Özellikle yüksek verimli cihazların kullanıldığı dönüşümlerden sonra tüketiciler, hissedilir ölçüde düşen yakıt giderleri sayesinde yaptıkları yatırımları kısa sürede geri kazanmışlardır. Doğal gazın temiz bir yakıt olması, kurum ve is oluşturmaması, kazan dairelerinin tasarımını da değiştirmiştir. İnsanlar fayans kaplı, temiz kazan dairelerini kullanır hale gelmişlerdir. Temizlik ve ekonomikliğin yanında tam otomatik kontrol sayesinde kolay işletme ve yüksek konfor sağlanmıştır. Bir profesyonel işletmeci olmaksızın ısıtma sisteminin bütün bir sezon boyunca kendi kendine çalışabilmesi, alışılmışın dışında bir konfor düzeyi oluşturmuştur.
Doğal gaz aynı zamanda büyük bir iş alanı da yaratmıştır. Doğal gaz taahhüt işlerinden, doğal gazlı cihazların üretimi, ithali ve pazarlamasına kadar uzanan geniş bir sektörel yapı ortaya çıkmıştır. Yeni teknolojiler ve yeni ekipmanlar kullanılmaya başlanmış, enerji ekonomisi daha fazla önem kazanmıştır. İnsanlar, enerji tasarrufu sağlayan malzeme, cihaz ve ekipmanlar için yatırım yapmaya yönelmişlerdir.
Yapılan araştırmalara göre ülkemize giren her 1 m³ doğal gaz, yaklaşık 1 USD milli gelir artışı sağlamaktadır. Bu rakam, yıllık milli gelirimizin yaklaşık %3,2’sine karşılık gelmektedir ve göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir ekonomik gerçektir. Türkiye, doğal gazın yarattığı imkânları görmüş ve özellikle 1995 yılından itibaren talepte büyük bir artış yaşanmıştır. Uzun yıllar boyunca talep, arzın üzerinde seyretmiştir. Özellikle otoprodüktör ve kojenerasyon alanlarında doğal gaz kullanımı giderek artmıştır. Kısacası, doğal gaz nedir sorusuna verilebilecek en kısa yanıt; ekonomik, verimli, çevreci ve geniş istihdam alanı yaratan bir enerji kaynağı olduğudur.
Gaz yakıtın ekonomikliği, temizliği ve kolaylığı anlaşıldıktan sonra, doğal gazın ulaşmadığı bölgelerde LPG için yeni bir pazar oluşmuştur. Son yıllara kadar domestik alanda pişirme ve kullanma sıcak suyu üretiminde ve sınırlı ölçüde sanayide kullanılan LPG, ısıtma sektöründe yeni bir pazara kavuşmuştur. Dökme LPG kullanımı hızla artmıştır. Doğal gazın rekabeti ile domestik alanda azalan talebin çok üzerinde, ısıtma sektöründe LPG talebi ortaya çıkmıştır.
Doğal gazın belirli disiplin ve standartlar çerçevesinde, gaz dağıtım şirketlerinin denetiminde kurulup işletilmesine karşılık, merkezi LPG tesisatında uzun süre bir standart, kural ve otorite boşluğu yaşanmıştır. Bu eksikliğe katkı sağlamak amacıyla, ilgili literatürde LPG tesisatına önemli bir hacim ayrılmış; esas olarak Alman standartları ve Alman LPG tesisat kuralları temel alınmış, bu kurallar Alman literatüründen alınan katkılarla genişletilmiş ve Türkiye’deki mevcut uygulama pratiği de mümkün olduğunca ayrıntılı biçimde verilmiştir.
Bir sonraki bölümde doğal gazın fiziksel ve kimyasal özellikleri ayrıntılı olarak açıklanmakla birlikte, burada doğal gazın temel avantajları ve önemli özellikleri kısaca ve toplu olarak özetlenmektedir.
Doğal gaz havadan hafiftir. Bu özellik, tesisatın yapımında ve emniyet sistemlerinin tasarımında büyük önem taşır. Kaçak durumunda doğal gaz, havadan hafif olduğu için yukarıya doğru yükselir ve uygun havalandırma bacaları ile dışarı atılabilir.
Doğal gaz zehirli değildir. Sadece diğer yakıtlar gibi yanma ürünleri zehirlidir. Uygun baca sistemleri ile yanma ürünleri dışarı atıldığında herhangi bir doğal gaz zehirlenmesi söz konusu olmaz. Bu nedenle, bacası olsa bile banyo ve yatak odalarına gazlı cihazlar monte edilmemelidir. Yetersiz baca ve baca tepmesine karşı güvenlik önlemi olmayan cihazların kullanılması halinde, bacanın çekmemesi ile ortama yayılan yanma ürünleri zehirlenmelere yol açabilir.
Doğal gazın patlayıcı karışım sınırları vardır. Doğal gaz, hava ile belirli oranlarda (%5–%15 arası) karıştığında patlayıcı bir karışım oluşturur ve herhangi bir kıvılcım ile patlayabilir. Bu nedenle doğal gaz tesisatı yapımında en önemli konu, gaz sızıntısı olmayacak bir sistem kurmaktır. Herhangi bir şekilde gaz sızıntısı olması halinde bunu algılayan güvenlik sistemleri ve gazı tehlikesizce dışarı atan havalandırma sistemleri temel emniyet elemanlarıdır. Doğal gaz tesisatı bu nedenle standartlar çerçevesinde, gaz dağıtım şirketinin denetiminde yapılmak zorundadır.
Kazan üzerindeki emniyet elemanları kritik önemdedir. Çoğu zaman ihmal edilen ikinci emniyet selenoid valfi ve düşük basınç emniyeti gibi elemanlar zorunludur. Doğru tasarlanmış bir emniyet zinciri, doğal gazın güvenli kullanımının temel şartıdır.
Yangın güvenliği ve sistem tercihleri, özellikle yüksek bloklar için çok önemlidir. Yüksek bloklarda kullanma sıcak suyu merkezi boyler ile elde edilmeli, bireysel şofben kullanımından kaçınılmalıdır. Aynı şekilde mutfakta elektrikli ocak kullanımı tercih edilerek bina içi doğal gaz tesisatına olan ihtiyaç azaltılabilir. Bu durumda doğal gaz sadece kazan dairesine gidecek ve burada merkezi ısıtma ve sıcak su üretiminde kullanılacaktır.
Toplu konutlarda da merkezi kızgın sulu ısıtma sistemi yerine, doğal gaz kullanılan blok bazında sıcak sulu kalorifer sistemleri tercih edilmelidir. Doğal gazın her ölçekte mükemmel yakılabilme özelliği nedeniyle, kojenerasyon tesisleri dışında bölgesel ısıtma sistemleri avantajlarını büyük ölçüde kaybetmektedir.
Mevcut katı veya sıvı yakıtlı kazanların kullanıldığı ısıtma sistemlerinin doğal gaza dönüştürülmesi söz konusu olduğunda, mevcut kazanın yeni bir doğal gaz kazanı ile değiştirilmesi çoğu zaman daha ekonomiktir. İlk yatırım maliyeti açısından dönüşüm daha avantajlı gibi görünse de, modern doğal gaz kazanlarının yüksek sistem verimi sayesinde aynı konforu çok daha az yakıtla sağlaması, önemli bir yakıt gideri tasarrufuna yol açmaktadır. Değiştirilen kazanların cinsine bağlı olmakla birlikte, genellikle bir veya iki yıl içerisinde yapılan yatırımın kendini amorti ettiği görülmektedir.
Yanma ürünleri içerisinde kükürt oksitler, kurum ve is bulunmamaktadır. Diğer kirleticiler olan karbonmonoksit ve azot oksitler, diğer yakıtlarla kıyaslanamayacak kadar düşük seviyededir. Bu nedenle doğal gaz, çevre dostu bir yakıt olarak tanımlanmaktadır.
Doğal gazın içinde su buharı yoktur. Bu nedenle tesisatın yapımında kurutucu etkisi dikkate alınmalıdır. Buna karşılık yanma sonunda baca gazları içinde %19 mertebelerinde çok yüksek su buharı bulunur. Bu su buharının yoğuşmaması için kazan ve bacada gerekli önlemler alınmalıdır. Dezavantaj gibi görünen baca gazı içindeki bu yüksek su buharı oranı, yoğuşmalı kazanlarda avantaja dönüştürülmekte; yoğuşmalı tip yüksek verimli kazanlar özellikle doğal gaz yakıldığında ekonomik ve verimli hale gelmektedir. Diğer yakıtlar için yoğuşmalı kazan kullanımı ekonomik değildir.
Doğal gaz depolanmadan kullanılan bir yakıttır. Bu nedenle bir depoya ve depolama hacmine gerek yoktur. Hem bu nedenle hem de doğal gazın havadan hafif olması sayesinde, doğal gazı çatıya kolayca taşımak ve kazan dairesini çatıda oluşturmak mümkündür. Çatı kazan dairelerinden pratikte ancak doğal gaz ile tam anlamıyla yararlanmak mümkündür.
Tüketilen doğal gaz miktarı sayaçla okunduğundan, tüketim kolayca ve güvenilir bir şekilde faturalandırılabilir. Böylece tüketilen yakıt miktarı konusunda herhangi bir şüphe ve aldatmacaya yer kalmaz. Ayrıca yakıt bedelini tükettikten sonra ödemek, diğer yakıtlarda olduğu gibi önceden ödeme yapmamak önemli bir finansal avantaj sağlar. Doğal gazın en önemli avantajlarından biri de otomatik kontrole son derece uygun olmasıdır. Tam otomatik kontrollü yanma sayesinde toplam kullanım verimi çok yükselmekte ve önemli boyutlarda yakıt tasarrufu yapılmaktadır.
Yanma ürünleri içinde asit korozyonuna yol açan kükürt oksitlerin olmaması nedeniyle baca gazı sıcaklıklarını düşürmek ve baca ısıl kayıplarını azaltmak mümkündür. Bu nedenle doğal gaz kazanları, diğer yakıtları yakan kazanlardan daha yüksek ısıl verimlere sahiptir.
Doğal gaz yakılmasının en büyük avantajlarından birisi, atmosferik tip brülörlerin kullanılabilmesidir. Bu tip brülörler gazın kendi basıncı ve doğal çekişle çalıştıklarından, hiçbir mekanik (hareketli) aksam taşımazlar. Bu nedenle uzun ömürlü, servis gereksinimi minimum ve sessiz bir yakma sistemi oluşturmak mümkündür. Bu prensiple çalışan 1 MW kapasitelerine kadar kazanlar bulunmaktadır ve bunlarla her büyüklükte konut ısıtma sistemi çözülebilir.
1.2 Doğal Gazın Tanımı
Organik teoriye göre, diğer fosil yakacaklar gibi doğal gaz da milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvan artıklarından oluşmuştur. Yeryüzü kabukları arasına gömülen bu artıklar, basınç ve sıcaklık etkisiyle kimyasal değişikliklere uğrayarak doğal gazı meydana getirmiştir. Genelde doğal gaza sıradağ yamaçlarında, petrol yatakları ile birlikte veya serbest olarak rastlanmaktadır. Bugün üretilen doğal gazın yaklaşık %40 kadarı petrol ile aynı yataklardan, %60 kadarı ise petrolün olmadığı yataklardan sağlanmaktadır.
Dünyada bilinen doğal gaz rezervleri 100 trilyon m³ mertebesinde olup, geleceğe yönelik yapılan tahminlerde bu rezervin en az 70 yıl yeteceği hesaplanmaktadır. Doğal gaz rezervlerinin dağılımı, eski Sovyetler Birliği toprakları ve Ortadoğu ağırlıklı olmak üzere, dünya genelinde farklı bölgeler arasında paylaşılmıştır.

En büyük rezerv, yaklaşık %35 ile eski Sovyetler Birliği topraklarında bulunmaktadır. Bunu %34 payla Ortadoğu takip etmektedir. Geri kalan rezervler, dünyanın farklı bölgelerinde çok daha küçük oranlarla dağılmıştır.
Türkiye’de tüketime sunulan yıllık doğal gaz miktarı günümüzde yaklaşık 16 milyar m³ mertebesindedir. Devam eden hat yatırımları ve imzalanan uluslararası anlaşmalar ile bu kapasitenin 2005 yılında 40 milyar m³’e, 2010 yılında ise 55 milyar m³ seviyelerine ulaşması beklenmektedir.
Özellikle evsel kullanımda doğal gazın kesilmesi riski yok denecek kadar azdır. Gazın büyük bir kısmı sanayide kullanılmakta olup, gaz dağıtım şirketleri sanayi aboneleri ile yaptıkları özel sözleşmeler sayesinde, olası bir arz sıkıntısında sanayiye verdikleri gaz miktarını azaltıp bunu konutlara yönlendirebilmektedir. Güncel durumda ise ülkemizde gaz arzı talepten fazladır; dolayısıyla arz güvenliği açısından evsel kullanıcılar için yüksek bir emniyet payı mevcuttur.
Türkiye’de sınırlı miktarda doğal gaz çıkarılmakta ve kullanıma sunulmaktadır. Türkiye doğal gazı esas olarak Rusya ve İran’dan boru hatlarıyla; Cezayir ve Nijerya’dan ise sıvılaştırılmış (LNG) olarak deniz yoluyla satın almaktadır. Ayrıca Azerbaycan ve Türkmenistan ile doğal gaz temini için de anlaşmalar yapılmıştır.
Doğal gazın Türkiye’deki dağılımı, mevcut, kontrata bağlanan ve planlanan boru hatları ile birlikte incelendiğinde, doğal gazın neredeyse ülkenin tamamına yayılmakta olduğu görülmektedir. Hâlen gazın ulaştığı şehir sayısı 10 civarındadır; ancak planlanan hatlarla bu sayı hızla artacaktır.

İstanbul’da doğal gaz dağıtımı ve pazarlaması İGDAŞ tarafından gerçekleştirilmektedir. Gaz İstanbul’a Küçükçekmece ve Pendik olmak üzere iki noktadan girmektedir. Ana regülatör istasyonları bu noktalardadır ve gaz basıncı burada 20 bar değerine indirilmektedir. İstanbul’daki doğal gaz dağıtım hattı üç kısımdan oluşmaktadır:
- 20 bar basınç altında çelik borulardan oluşan ana dağıtım şebekesi (yaklaşık 733 km uzunlukta),
- 4 bar basınçtaki polietilen tali hatlar (yaklaşık 4.354 km uzunlukta),
- Binalara bağlantıyı sağlayan ve “servis hattı” olarak adlandırılan polietilen hatlar (233.385 adet servis hattı, toplam 1.155 km uzunluk).
Bina servis kutusundan itibaren iç tesisat, tüketici tarafından gerçekleştirilmektedir. Servis kutusunda bulunan regülatörde basınç 22 mbar veya 300 mbar değerine düşürülmektedir. 300.000 kcal/h kapasitenin üzerinde konut ısıtma amaçlı kazan dairesi bağlantılarında ve sanayi bağlantılarında 300 mbar kullanılabilmektedir. Diğer bağlantılar 22 mbar ile yapılmaktadır.
Mayıs 2003 itibarıyla İstanbul’daki sistem, Türkiye’nin en büyük doğal gaz dağıtım sistemidir. Bireysel ısıtmalı sistemler için 1.187.748 abone, merkezi ısıtma için 425.234 abone ve ticari yapılardaki sistemler için 345.143 abone olmak üzere, toplam 1.958.134 abone bulunmaktadır. Abone olan merkezi ısıtmalı yapı sayısı 21.808 adettir.
İstanbul’da gaz kullanım miktarı; konutlarda yaklaşık 1.028.759.550 m³, sanayide ise 293.446.279 m³ olmak üzere toplam 1.322.205.829 m³’tür. Türkiye’de şehirlerde kullanılan doğal gaz miktarı 2002 sonu itibarıyla 2.287.469.031 m³ seviyesine ulaşmıştır. Hâlen doğal gaz kullanan şehirler arasında Ankara, İstanbul, Bursa, İzmit ve Eskişehir sayılabilir. Planlara göre 2005 yılında doğal gaz kullanan şehir sayısının 36’ya ulaşması hedeflenmektedir.
İlk etapta doğal gaza geçecek şehirler; Adapazarı, Balıkesir, Bilecik, Çorum, Erzincan, Erzurum, İzmir, Kayseri, Kırıkkale, Konya, Manisa, Samsun ve Sivas olarak belirlenmiştir. Doğal gazın kullanıma sunulduğu şehirlerde dağıtım hattı basınçları ve regülatör çıkış basınçları, her şehrin kendi ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmektedir.
1.3 Doğal Gazın Özellikleri
Doğal gaz esas olarak metan (CH₄) ve daha az oranda etan (C₂H₆) ve propan (C₃H₈) gibi hidrokarbonlardan meydana gelir. Ayrıca bileşiminde azot (N₂), karbondioksit (CO₂), hidrojen sülfür (H₂S) ve helyum (He) gazları da bulunabilir. Ancak H₂S zararlı bir bileşen olduğundan, doğal gaz üretim noktasında bu bileşenden temizlenerek boru hattına pompalanır. Doğal gaz renksiz ve kokusuz bir gazdır.
Türkiye’de kullanılan ve eski Sovyetler Birliği’nden ithal edilen doğal gazın garanti edilen ve fiili bileşimi Tablo 3’te verilmiştir. Buna göre kullanılan gaz, neredeyse tamamen metandan oluşmaktadır.
Tablo 3. Rusya’dan ithal edilen doğal gazın garanti edilen özellikleri
| Bileşen | Garanti edilen (%, mg/m³ veya MJ/m³) | Fiili (%) |
| Metan (CH₄) | min. %85 | %98,68 |
| Etan (C₂H₆) | maks. %7 | %0,211 |
| Propan (C₃H₈) | maks. %3 | %0,043 |
| Bütan (C₄H₁₀) | maks. %2 | %0,017 |
| Diğer hidrokarbonlar | maks. %1 | %0,033 |
| Karbondioksit (CO₂) | maks. %3 | %0,035 |
| Oksijen (O₂) | maks. %0,02 | – |
| Azot (N₂) | maks. %5 | %0,829 |
| Hidrojensülfür (H₂S) | maks. 5,1 mg/m³ | – |
| Toplam kükürt (S) | maks. 102 mg/m³ | – |
| Üst ısıl değer (maks) | 39,02 MJ/m³ (9.335 kcal/m³) | – |
| Ortalama ısıl değer | 37,62 MJ/m³ (9.000 kcal/m³) | 37,41 MJ/m³ (8.950 kcal/m³) |
| Alt ısıl değer (min) | 36,57 MJ/m³ (8.750 kcal/m³) | – |
Doğal gazın evsel kullanımda ve merkezi ısıtmada, diğer yakıtlarla karşılaştırmalı özellikleri Tablo 4 ve Tablo 5’te özetlenmiştir.
Tablo 4. Doğal gazın evsel kullanımda diğer gazlarla karşılaştırılması
| Özellik | Hava gazı | Tüp gaz (LPG) | Doğal gaz |
| Yoğunluk (kg/m³) | 0,56 | 2,59 | 0,76 |
| Isıl değer (MJ/m³ – kcal/m³) | 19,45 (4.650) | 114,72 (27.445) | 35,86 (8.580) |
| Zehirlilik | Zehirli | Zehirli | Zehirsiz |
| Patlama aralığı (%) | 5–30 | 1,5–9 | 5–15 |
| Yanma hızı (m/s) | 0,48 | 0,43 | 0,43 |
Tablo 5. Doğal gazın ısıtmada diğer yakıtlarla karşılaştırılması
| Özellik | Kömür | Fuel oil | Doğal gaz |
| Karbon oranı (%) | 77,4 | 84,58 | 73,98 |
| Hidrojen oranı (%) | 1,4 | 10,90 | 24,57 |
| Kükürt oranı (%) | 1,0 | 4,00 | – |
| Kül oranı (%) | 8,0 | – | – |
| Nem oranı (%) | 7,0 | – | – |
| Isıl değer (kJ/kg – kcal/kg) | 29.600 (7.080) | 39.220 (9.380) | 49.085 (11.780) |
| Baca gazındaki su buharı oranı (%) | 1,8 | 8,1 | 16,9 |
| Baca gazındaki SO₂ oranı (ppm) | 1.644 | 5,5 | – |
| Baca gazı su çiğ noktası (°C) | 35 | 49 | 56 |
| Ocak yükü (kJ/m³·h) | 0,4–1,2·10⁵ | 1,2–3,1·10⁶ | 1,6–4·10⁶ |
| Ocak sıcaklığı yaklaşık (°C) | 900 | 1.200 | 1.500 |
| Teorik özgül hava miktarı (Nm³/kg) | 6,3 | 10,4 | 9,3 (Nm³/m³) |
| Gerçek özgül hava miktarı (Nm³/kg) | 10,1 | 13,0 | 10,3 (Nm³/m³) |
| Teorik özgül duman miktarı (Nm³/kg) | 6,7 | 10,8 | 10,7 (Nm³/m³) |
| Gerçek özgül duman miktarı (Nm³/kg) | 10,5 | 13,4 | 11,6 (Nm³/m³) |
| Hava fazlalığı | 1,4–2,0 | 1,2–1,3 | 1,05–1,1 |
| Alev ışınım katsayısı | 0,55–0,8 | 0,45–0,8 | 0,3–0,5 |
Tablolardan da görüleceği üzere doğal gaz, hem evsel kullanımda hem de ısıtma uygulamalarında yüksek ısıl değer, düşük kükürt ve kül oranı, yüksek verim ve düşük emisyon gibi önemli avantajlara sahiptir. Böylece doğal gaz nedir sorusuna pratikte, ekonomik, çevreci ve güvenli bir yakıt alternatifi yanıtı verilebilir.
Doğal gazın önemli özellikleri aşağıdaki başlıklar altında özetlenebilir:
- Doğal gaz ekonomiktir.
- Doğal gaz temiz bir yakıttır.
- Doğal gaz havadan hafiftir.
- Doğal gaz kuru bir gazdır.
- Doğal gaz zehirsizdir.
- Özel kokulandırma sayesinde kaçaklar tespit edilebilir.
- Çevreyi kirletmeyen, düşük emisyonlu bir yakıttır.
- Depolama ve yakıt hazırlama gerektirmez.
Bu başlıkların her biri, önceki bölümlerde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
1.4 Doğal Gazın Yanma Özellikleri
Doğal gaz, kömür ve fuel oil ile karşılaştırıldığında yanma özellikleri açısından son derece üstün bir yakıttır.
Doğal gaz ısıl değeri yüksek bir gazdır. Doğal gazın birim kütle başına ısıl değeri diğer birçok yakıttan daha yüksektir. Bu nedenle dönüşüm işlemlerinde kazanlarda doğal gaza geçiş, kapasite kaybı yaratmadan gerçekleştirilebilir.
Ocak yükü fazladır ve gerekli ocak hacmi küçüktür. Alev boyu fuel oile göre daha kısadır. Yanmanın tamamlanması için gereken süre 0,4–0,6 s mertebesindedir ve bu süre kısadır. Bu nedenle ocak hacmi daha küçük olan, kompakt kazanlar tasarlanabilir.
Ocak sıcaklığı yüksektir. Gerek ocak yükünün fazla olması, gerekse alevde is ve katı tanecik radyasyonunun olmayışı nedeniyle alev radyasyon kabiliyeti daha düşük, ocak sıcaklığı ise yüksektir. Doğal gaz, is radyasyonu olmadığı için mavi alevle yanar. Bu alevden ocağı çevreleyen soğutucu cidarlara geçen ısı görece az olduğundan, daha az soğutma ile ocak sıcaklıkları 1.500°C mertebelerine ulaşabilmektedir.
Doğal gazlı kazanlarda asıl ısı geçişi konveksiyonla olur. Yanma sonucu oluşan sıcak duman gazlarına geçen ısı, büyük ölçüde ocak dışındaki konveksiyon yüzeylerinde suya aktarılır. Bu nedenle doğal gaz kazanlarında konveksiyon yüzeylerinin doğru ve verimli şekilde tasarlanması büyük önem taşır.
Duman gazları içinde su buharı oranı yüksektir. Yakıt içinde su bulunmasa bile hidrojen yanması sonucu duman gazı içinde yüksek oranda su buharı oluşur. Bu su buharının yoğuşması, çelik yüzeylerde korozyona ve bacada kirlenme ile rutubete neden olabilir. Yoğuşmanın önlenmesi için kazan ve baca konstrüksiyonunda gerekli önlemler alınmalıdır.
Gerekli hava fazlalığı düşüktür. Doğal gaz, çok iyi yanma özelliklerine sahip olduğundan, tam yanma için gerekli hava fazlalığı diğer yakıtlara göre daha düşüktür. Yanma için gerekli hava miktarı ve yanma sonucu oluşan duman miktarı, diğer yakıtlarla karşılaştırıldığında önemli bir dezavantaj oluşturmaz; aksine kontrollü yanma sayesinde verimlilik yükselir.
Sonuç olarak doğal gaz, yüksek ısıl değeri, kontrollü ve temiz yanma imkânı, otomatik kontrol sistemleriyle uyumu ve çevre dostu özellikleriyle modern ısıtma ve enerji üretim sistemlerinin temel yakıtı haline gelmiş durumdadır.
Meriç Sığmaz
Enerji sistemleri, tesisat ve iklimlendirme üzerine uzman içerik üreticisi. Doğru bilgiyi en anlaşılır şekilde size ulaştırmak için burada.


